stil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
stil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2011 Salı

H&M Men Autumn-Winter 2011-12

Two best H&M look from Autumn 2011


Louis Vuitton Men Spring/Summer 2012

The best looks from the Louis Vuitton´s spring/summer 2012 men collection 

It´s amazing that Louis Vuitton has, finally, ended it logo-mania... The colours, the cuts and the styling are totally cool!
 












5 Haziran 2011 Pazar

En Son Aldıklarım


Ulaşılmalı mı; ulaşılmamalı mı?

Bir markanın ürünlerinin sadece belli başlı yerlerde, limitli miktarda satılıyor olması kuşkusuz arzuyu arttırıyor. Ama internette gördüğümüz muhteşem parçalara sahip olamamak da canımızı yakıyor

JACKET by Moncler V
SHIRT by Salvatore Piccolo

 JACKET by Tomorrowland
CARDIGAN by Tomorrowland
SHIRT by Bagutta
SCARF by Bevilacqua from Tomorrowland

JACKET by Junya Watanabe Man
SHIRT by TS (S)


Photos from;
Monocle, Mediterraneo, Summer 2010
Photographer: Tetshuaru Kubota
Fashion Director: Takeharu Sato 

4 Haziran 2011 Cumartesi

Erkekler İçin Aksesuvarda Ölçü Ne?

Bir erkek için aksesuvarda ölçülü bir şıklık yakalamak için sınır ne olmalı?

Bugüne kadar, saat, kemer ve güneş gözlüğü dışında hiçbir aksesuvar kullanmadım. Ama son zamanlarda gözüm sıkıkla bilekliklere kayıyor. Ve garip bir şekilde nispeten daha göze çarpan ve mücevherlere benzeyenlere. Peki, bir rap yıldızı olmadığı sürece bir erkekte aksesuvarda şıklığın sınırı nedir? Feminen görünmeden parlak taşlı aksesuvarları taşımak ne kadar mümkün?  

İşte aklıma takılan iki ürün:



Pek çok kadın için bir erkeğin herhangi bir şekilde takı takması katlanılamaz. Sorduğum çok sayıda kadın da yukarıdaki bu iki ürünü erkek için fazla abartılı buldu. Ama yine de bu muhteşem işçiliğe sahip ürünleri takmak için bir ortam yaratılabileceğini düşünüyorum. Bir yaz akşamı, şık bir kulüpte, bronz ten üstünde dikkat çekici bir şıklık yaratacaklardır. 





Poetic Complications by Van Cleef & Arpels

Saat tasarımcısı Jean-Marc Wiederrecht'in Van Cleef & Arpels için tasarladığı Poetic Complications koleksiyonu büyüleyici




From the Earth to the Moon

Dakikalar dakikaları, saatler saatleri, günler günleri, aylar ayları, yıllar yılları kovalıyor ve biz hızla 'kaçınımaz son'a doğru, karşı koyamaz bir biçimde ilerliyoruz. 
Zamanı elden kaçan fırsatlarla ölçme eğilimindeyizdir ve dönüp baktığımızda [evet, zaman dönüp bakmak zorunda bırakır bizi] akıp giden zamanın bizde tortular bıraktığını farkederiz. 
İster iyi ister kötü olsun bu tortular zamanı doldurur ve bize hayat boyu eşlik eder. Ve zamanın hayatla birleştiği o dayanılmaz derecede hafif noktayı büyüleyici kılan da bizde yarattığı akıl karıştıran etkidir.
Hayat şiirsel bir süreçtir; zaman, dakikalar ve saatler dışında milyonlarca küçük büyüleyici hatıralarla doludur. 
Van Cleef & Arpels'in Le Temps Poétique (Zamanın Şiiri) başlığı altında yer alan, Jean-Marc Wiederrecht'in tasarladığı muhteşem işçiliğe ve görselliği sahip Poetic Complications koleksiyonu da zamanımızı dolduran bu muhteşem anlara eşlik etmesi için yaratılmış parçalardan oluşuyor.  
Zamanı ölçerken aslında onu bir bakıma bizde yarattığı etkiye göre de değerlendiriyoruz, dolayısıyla harcağıdığımız zamana muhteşem ürünlerin ve onlarla yaşayacağımız hatıraların eşlik etmesini diliyoruz. From the Earth to the Moon'un yapılışını izlediğinizde bu saatin hayatınızı anlamlandırmasını arzulayacaksınız




28 Ocak 2011 Cuma

Takım Elbise Çağı Kapanıyor...

NEYSE Kİ!

Mükemmel kesilmiş bir takım elbise şık bir davette hava katabilir veya seks öncesi fantezi unsuru olarak da kullanılabilir... Ama iş hayatında, bana sadece, kapı kapı satış yapan pazarlamacıları,  sıkıcı bankacıları ve geleneksel zihniyetteki diğer kurum ve kuruluşları anımsatıyor.

Birçok kişi için takım elbise temiz, düzgün ve güvenilir görünmenin en kısa ve kesin yolu. -idi.

Neyse ki uzun bir süre uygarlığın simgesi olarak görülen ve alışverişe fazla bütçe / zaman ayırmayan erkeklerin en önemli harcama kalemi olduğu için de lüks erkek moda markalarının bolca promote ettiği takım elbise eski hakimiyetini yitiriyor.   

Yeni nesil teknoloji şirketlerinin yeni nesil kurucuları, moda sektöründeki yeni arayış ve açılımlar, ve iş hayatının günlük hayat ile büyük oranda iç içe geçmesi bu algıyı değiştiriyor.
Takım elbise gittikçe prestij ve güvenilirliğin kanıtı olmak yerine, bilgi toplumu öncesine ait bir standardizasyonun göstergesi haline geliyor.

Monocle dergisinde yayınlanan, aşağıda bulunan makale, lüks satın alma alışkanlıklarının gittikçe gündelik kıyafetlere kaydığını güzel bir biçimde açıklıyor.


22 Ocak 2011 Cumartesi

D&G Giy, Coca Cola İç!

D&G'nin 2011 yaz koleksiyonu ölüçülü ve taze, sonbahar koleksiyonu ise falzasıyla POP! 

D&G’nin stylingini çok sevmem. Benim gibi nispeten klasik bir insan için fazla renkli, fazla gay, fazla curcunalı... Elbette ki parçalara baktığımızda muhteşem ürünleri var ve Dsquared2 ile birlikte hızlı tüketim moda perakendecilerinin tarzları üzerindeki etki güçleri muhteşem. Bu etki güçleri sayesinde en heteroseksüel erkeklere dahi geniş V yaka salaş t-shirt veya parlak rengarenk mont giydirebiliyor, yani toplumsal algıyı değiştirebiliyor olmaları takdire şayan.  

Genelde D&G koleksiyonlarını sevmesem de 2011 ilkbahar yaz koleksiyonuna bayıldım. Kıyafetler abartısız güzelliğe sahip ve podyum sunumunun verdiği his taze. Kıvrılmış paçalar, ekose desenler ve doğal renkler hakim.   

2011 İlkbahar - Yaz koleksiyonundan en sevdiğim kombinasyonlar:




2011 sonbahar koleksiyonunda ise D&G fosforlu renkleri bolca vurgulamış. Nerdeyse hiçbir kombinasyonu beğenmediğim bu koleksiyon sanırım en çok Coca-Cola’ya yarayacak. Vintage Coca-Cola logosu sonbahar koleksiyonundaki üstlerin çoğunu süslüyor. Bu üstler “Drink Coca Cola” diye bağırıyor. Bu yerleştirme D&G’e pop-art’a referans veren cool ve popüler bir hava katarken aslında Coca Cola’nın ikonik yapısını da yeniden vurguluyor.  

21 Ocak 2011 Cuma

Tarkan'ın Kırışık Deri Ceketi


Tarkan'ın Acımayacak klibindeki bu ceketi beğendim. Klipteki kıyafetler Ceyda Balaban, Umut Eker ve Simay Bülbül tarafından hazırlanmış.  

Johns Geri Dönüyor...

Ve uzun bir aradan sonra yeniden geniş bir kitleye yayılacak gibi görünüyor 

Türkiye’de “içlik” olarak bilinen ve geniş bir grup insan tarafından arabası olmadığı için kışın dışarıda yürüyerek dolaşmak zorunda olan fakir insanlara özgü olduğu sanılan ‘iç ısı giysileri’ yakın gelecekte daha geniş bir çevre tarafından kucaklanacak gibi görünüyor.

Batı şehirlerinde de uzun bir süredir bu iç çamaşırın ismi (johns, evet ingilizcede böyle deniyor ve neden böyle denildiği bilinmiyor) hemen hiç duyulmuyordu ya da sadece doğa sporları ile uğraşanlar tarafından sahipleniliyordu. Ancak erkek iç çamaşırı piyasasının renklenmesi ürün çeşitliliğine yaradı ve son birkaç yıldır bu iç çamaşırı türü yeniden popülerlik kazanıyor.

Geçtiğimiz sene Selfridges üst segmente yönelik bir seri çıkarmıştı. Woolpower veya  Schiesser gibi birçok Avrupa markası da ismini bu tarz ürünlerle duyuruyor.

Bana eski zamana özgü bir samimiyet duygusu veriyor. Annemizin hala “İçine atlet giy” dediği bir çağa ait bir ürün bizi yeniden ziyaret ediyormuş gibi. Dolayısıyla ister kısa paçalı olsun ister uzun Johns’lar içimizi ısıtacaklar.